köle Nar Ezgim

Aylık arşiv: Kasım 2012

Rüyamda bir Sahibe gördüm. Yüzüm Sahibe bayanın bacak arasına dönüktü. Efendimin sesi ensemdeydi. Bana Sahibe bayanı boşaltmamı emrediyordu. Ellerim ayak bileklerime bağlıydı. Dizlerimden kuvvet almaya çalışıyordum ama dik durmam çok zordu. Kıçıma şiddetle vurdu Efendim.
– Seni orospu!! Düzgün dur!!..
Konuşmam yasaktı. Tabi yüzlerine bakmam da.
Gözümün seçtiği en son nokta Sahibe bayanın ten rengi sütyeniydi.(zevksiz diye düşündüm ama sonra utandım bu düşüncemden :(
Sahibe bayan ne kadar değerli bir kişilik olursa olsun bir yanım ısrarla itaat etmek istemiyordu. Onu tanımıyordum bile. Umrumda bile olmazdı başka bir yerde karşılaşsaydık eğer..
Ama Efendim’in bayanı uygun görmüş oluşu tereddütsüz ona itaat etmemi sağlıyordu.…
Devamını Oku

Yerimi sorguladım hep. Köle olmaya karar vermek kolay birşey değildir. Özgürlük sandığımız acıyı bırakmak üstelik. Hayat hep garip bir oyun oynar size. BDSM i 2. bir hayat olarak görmediğim için, bu genel kapsamlı hayatım da hep mevcuttur. Adalet ancak siz adil olamadığınız zaman sizi bulur yargılamak için. Ötesi yoktur.
Bu kadar da basit bazı şeyler. Matematiksel olgulara güvenip iş yapmaya kalkışan bizleriz. Yaşamsal yükleri brüt ve net ağırlık olarak algılayan da. Bir şeye dahil olmak zordur peki ya ait olmak? Köle bile olsa bir sorumluluktur ki bu kaçınılmazdır. Ben güç denilen olguya oldum olası obsesif yaklaşırım. Herkes güçten nasibini almıştır…
Devamını Oku

Efendim bir defa beni öyle sarsa sarsa azarladı ki, utansam mı, nefes mi alsam, af mı dilesem bilemeden kalakaldım öylece.

Sesli harfler düzgünce patlıyor ve sessiz harflerin belirsiz çarpışı beni tir tir titretiyordu. Sinmiş halde onu dinliyor bir yandan da iyi ki o an yanında bir yerlerde bu azarı yemiyorum diye düşünüyordum.

Ses gerçekten insan üzerinde bazen çok güzel, bazende tahrip edici etkiler bırakıyor.
O şiddetli ve haklı sesi , benim tek büyük korkum olan falakanın bile önüne geçmişti. İçimden bir yerden düşüyordum.Boşluk vardı sadece, korkmak nasıl desem korku bile kifayetsiz kalır o sesin yaşattığı duygu karşısında.
Bu ses tonu…
Devamını Oku

Bugün de acılar ile sınandığım bir gün.
Bu acılar gökten yağmıyor elbette..Hatalı davranışlarım değişmiyor bazen.Offf Nar offff.
‘Tabanların ne durum da?’
Bal gibi de kaşınıyor demem lazımdı..
Unuttum ve Efendim’e günler önceki fındık işkencesinin izlerini anlatmaya başladım..Kaşınıyor demeliydim..
Cezam 5 defa terlikle kaşınan tabanlarıma vurmaktı.Odam da 2 adet terliğim var.Biri pofuduk ev terliği.Bir diğeri de korkunç platform tahta topuklu metal ağırlıklı bir terlik.Efendim eğer bir seçim yapacak olsaydı kesinlikle bunu tercih ederdi.
Ah o ayaklarımın çaresizliği.Deli gibi bir çırpıda inceledim tabanlarımı.Iskalamamam lazımdı.Cezamı telafi edip Efendim’i memnun etmeliydim..
Küütt diye ses çıkartıyordu terlik.Sesi duymasam belki acıyı da bir ölçek daha az…
Devamını Oku

Bazen insan sevinçten ne duyduğunu bile sapıtabiliyor..
Yine ve yeni baştan hata yaptım haliyle.Efendim sadece amımla oynayabileceğimi emretmişti halbu ki dün.Bana vermiş olduğu bu hakkı ben götümü biberle becererek kullanmıştım.Ahh..Nasıl yaptım ben:(
Mandallar sanırım bana kardeş olacak yakında..Kendimi anal zevklere verişim Efendimi kızdırdı.Bu gün cezam meme ucumu ve ayak baş parmaklarımı hain mandalla sıkıştırmamdı..
Efendim bana ,sana götünden tatmin olmanı söyledim mi ben?? diyince çok utandım.Uzunca sustum.Haliyle söylememişti.İyide ben izin almadan nasıl yaptım bunu:(
Cezamı severek gerçekleştirdim ama bir de bana sorun nasıl temize çıkarttım kendimi.O mandallar benim bir gün canımı alacak eminim.Meme ucu da en az ayak tabanları kadar…
Devamını Oku