köle Nar Ezgim

Tasmaköle için mesafelerin asla ve asla önemi olmaz.. Çünkü her zaman tüm ölçü birimlerinin yakın gösterdiği mesafede bulunan Efendinizle aranızda binlerce mil mesafe bulunur. Tüm bunları düşününce biraz mesafelere bağışıklık kazandım sayılır.. Çok zor olsa da..

Yine yollardayım. Bu defa daha da az şey düşünüyorum. Yol boyunca 2 şeridi de takip ediyorum mesela. Kafamı karıştıracak hiç bir düşünce virüsü bulaşmasın diye.
Efendimden bir mesaj geliyor..

İlk mola yerinde wc ye gir ve masturbasyon yap!!

Regl sancım beni iyice sarmışken, o acıyla pis bir tuvalet buldum. Zamanım kısıtlı olduğu için o pis alanda bir türlü beceremezken konsantre olmayı oracıkta kendimi becermeye başladım. Bileklerime kadar uzanmış kanı, sulandırılmış sıvı sabunla gidermeye çalışırken, arka koltuğum da sürekli ağlayan bebek ve annesi çıkageldi. Ben ellerim de ki kanı arıtmaya çalışırken kadın bebeğinin altını değiştirdi. Sonra benden bebeğini tutmamı rica etti ve kendisi tuvalete girdi. Benim kanımla ve sıvımla tanışmış olan tuvalete..
Bebek kucağımda aynaya bakakaldım öylece. Yavrum ne de güzel bir bebekti. Onun masumiyetinden utanıyor, ve onun yeni çıkan alt dişlerini göstererek her gülüşünde yerin dibine giriyordum..
Annesi teşekkür ederek uzaklaştı ama güzel bebeğin kokusu hala daha burnumdaydı.

Yol bu defa hem daha kısa hem de daha farklı notalar da devam etti benim için. Bir şehrin içinden geçerken 2 ayağı olmayan bir adam gördüm. Kendi halime şükretmekten utandım onun adına. Dünya bazen adaletsiz olabiliyor olmasına ama kafam bu defa çok karışmıştı. O adamın sahip olmadığı bacaklara sahiptim ama dünyayla henüz çok yeni tanışmış olan o güzel bebeğin masumiyetine sahip değildim..
Ve tüm bunları düşünürken uyuyakaldım. Rüyam da Efendim beni uyurken yanından itiyordu. O soğuk rüya x şehrine gidene kadar epey oyaladı beni ama yanıma sonradan oturan bayanla biraz lak lak yapınca bu rüya tamamen zihnimden geri çekildi.
Ve Efendim yine o yerde beni bekliyordu.. Valizlerimi kaçırırcasına aldım ve yanına doğru ilerledim.. Sarıldık..

Sonra o gün özensizce yaptığım makyajımı beğenmediğini söyledi. Haklıydı gerçekten özenmemiştim :(
Eve girdiğimiz de kafam da devamlı orkidimi değiştirme düşüncesi vardı. Ama buna fırsatım olmadı. Efendim daha kapıdan girmemle ;

Çırılçıplak soyun!

dedi.
Aptalca bakakaldım yüzüne. Aşırı bir kanamam vardı ve ne olacağını anlamamıştım. Soyundum.
Oda ya girmemi söyledi. Ve bana rulo halinde bir halı uzattı.

Bunu ser bakalım yere!

Anlayamamıştım saniyelik durdum ve sonra hızlıca serdim halıyı yere. Sümük yeşili, kavun içi, beyaz, turuncu, ve fuşyanın birbiriyle ahenk içinde ki uyumlu çizgilerine bakıyordum şimdi.. Burası benim yeni yerimdi. Efendim;

köle pozisyonunu al!

dedi.
Alıyordum almasına ama kanayan amımı göstermekten utanıyordum. Uyarılarıyla bu utancımı yok ederek dediğini yaptım Efendimin..
Regl olmamın verdiği bir stress vardı üzerimde. Efendim kıçımı kameraya alıyordu. Bir yandan da kemer inmeye başladı seri bir şekilde. Yalvarmaya başladım bilmediğim bir dildi yalvarmak. Ama yavaş yavaş öğrenmeye çalışıyordum. Avuçlarımı sıktıkça Efendim açmamı emrediyordu ve bu şekilde Efendimin arzu ettiği rengi alana kadar kıçım, acımı çektim.. Efendim benim için yeni çorap giymişti. Yeni çorapları bilirsiniz daha fazla pamukçuk bırakır. Sırt üstü uzandım ve ayaklarını temizledim Efendimin. Sonra banyoya gittim. Efendim suyu ayarlamıştı. Yol yorgunluğum ve üzerine bu acım iyice sancılı bir kanama yaşatıyordu ılık suyu da hissedince. İnce ince sızıyordu kanlar bacaklarımdan. Tam elime bir miktar şampuan almıştım ki Efendim banyoya girdi.

Diz çök!!

Duşa kabinin içinde tek elim de şampuan öylece çöküverdim. Ve Efendimin karnımı doyurmak için geldiğini anladım. Gerçekten de çok özlemiştim onu. Bir yandan duş başlığını sırtıma tutuyor ve üşümememi sağlıyordu. Elimi kullanmama da müsade etti. Keskin ve özlediğim tat boğazımı yakana kadar devam ettim.

Duştan çıktığım da Efendim yiyecek birşeyler hazırlıyordu ama ben çoktan aldığım protein ile karnımı doyurmuştum. Yemek yerken Efendime birasından bir yudum almak için izin istedim. Ve harika bir yanıt aldım. Tamamiyle sözsüz.
Efendim birasından bir yudum aldı ve dudaklarını dudaklarıma getirdi.. 1 yudum ağzından almış olduğum birayla sarhoş bile olabilirdim. Bu aldığım en güzel ödüllerden birisiydi. Şımarmamak mümkün olmasa da sakin kalmaya itina gösterdim..
Efendime yıl başı için ona aldığım paketi uzattım. Ve hiç tahmin etmediğim bir şey oldu.

Efendim yerim olan halıma geçmemi emretti. Ben dizlerimin üzerin de durmuş haldeyken bana Tasmamı taktı.. :))
İçim bayram yeri oldu. Köpek bayramı sanki..
Bu tasmayı tüm kusur ve kabahatlerime rağmen Efendim bana takmayı uygun görmüştü. Artık daha fazla dikkatli olmalıydım. Artık tasması olan bir köpektim :))
Gece boyunca tasmamın şıkırtısına kulak kabartmıştım. O kadar sevindim ki bu hediyeden dolayı. Artık kedicik davranışlarımı öldürmüştüm içten içe. Hayır ben öldürmemiştim. Efendim bana her ne yapıyorsa ben değişiyordum. Keyifle uyudum o gece.. Yarın temizlik yapacaktım. İyice dinlenmem gerekiyordu..

Ağzımın için de hala biranın keyifli tadı vardı..

Yol ve Tasma için 1 cevap

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir