köle Nar Ezgim

Falaka KeyfiUyanır uyanmaz Efendim ve kendime birer fincan kahve hazırlayarak Efendimin çalışma odasına girdim..
Bir yandan kahveleri yudumlarken bir yandan da bu gün kü falaka yiyeceğim materyal ile tanıştım.. Kanımı dondurdu kalın odaklı köşeleri.. Bir valiz askısıydı ama ne askı..
Falaka için giyinmeye başladım. Ama kendimle bir kaos içerisindeydim. Acı eşiğime güveniyor yer yer hiç emin olamıyordum bu yeni objenin gücü adına..
 
Ayaklarımdan kapıya bağlanarak sabitlendim. Narım yanımdaydı. Kendimi ipin tutucu ve kavrayıcı duruşuna emanet ettim.. Gözlerimi kapattım ve beklemeye başladım yeni tanışacağım acı notasını..
Önce teker teker mandalla kuşatıldı parmaklarım. Isıran o sızıyla beklemeye başladım acımı..
Bu cidden korkunçtu!! Ayaklarımı sarsa sarsa acıya buluyordu bu askı. Patlama sesinin iticiliği bir yerde dursun ayaklarımı sarsan ve yakalayan o acı, dayanılmaz olan acı..
Boğazıma kadar soktum narı. Anırırcasına haykırıyordum. Yetmiyordu verdiğim tepki, acı beni ve köleliğimi sınıyordu sanki. Vurulan objenin bir askı olduğunu bilmesem bir demir çubuk zannederdim.. Her tabanıma inen darbe bir soru işareti eşliğin de yayılıyordu bedenime sanki..
 
Ara ara intihar edasıyla parmaklarımdan atlayan mandalları hissediyordum. Yerleri çabuk doluyordu. Doğum ve ölüm gibiydi her hissediş.
Dedim ya köleliğimi sınarcasına işliyordu bu acı. Beynimin için de yaşıyor büyüyor ve ölüyordu her darbe.. Çırpınmak yersizdi. Sıktığım avucum tırnaklarımla çiziliyor ve acı konsantremi dağıtıyordu anlık.. Ama tabanlarım da ki acıyla yarıştırabileceğim başka bir acı bilmiyordum. Bu en acılı falakamdı. Sessiz olmaya çalışarak haykırıyordum. Geçen sefer ki gibi Efendimi kızdırmamam lazımdı.
Yeri geliyor narı iki elimle ağzıma bastırıp haykırıyordum. Kanter için de asla bitmeyecek gibi gelen falakamı yaşıyordum.. Bir an da bir parça geçmişimden fırlayıp, kapalı olan göz kapaklarıma yerleşti. Öfke hakim oldu bedenime.. Tıslar gibi haykırmaya başladım.. Acı şimdi beni zihnimden geçmişimden yakalamıştı. Izdıraptan delirme noktasına gelmek üzereyken Efendimin ellerini hissettim tabanlarım da.. ve

AFERİN!!

diyordu bir yandan devam ederken. O sancılı geçmişimden sıyrılmıştım.. Artık o kırıcı darbelere karşı aynı acıyı çekmeme rağmen daha metanetli davranabiliyordum.. Güçlüyüm.. Bu güç kesinlikle Efendim tarafından ruhuma bırakılmış bir tohumdu. Henüz fidan olmamıştı. Ben en başındaydım ama güçlüydüm.. Efendimin bana yaşattığı güzellikleri düşündükçe gücüm artıyordu..
 
Acı ise sıçrayarak tepki vermeme neden oluyordu her inişin de o askının. Kıracak kadar sıkıyordum dişlerimi.. Fazla çırpındığım için Efendim başparmaklarımı da sabitledi..
Anırırcasına devam ettim haykırmaya. Kaçacak bir yerim yoktu. Hayatta böyledir ya bazen. Hani köşeye sıkıştırır ya insanı..
Aynen böyleydim işte. Yapabileceğim hiç bir şey yoktu. İsyan da etsem kabul de etsem bu acı beni hedef almıştı bir defa..
Son 10 a gelince o 7.den sonra baygınlık geçirmek üzereydim.. Öldüm diyordum içimden. Ben öldüm artık!!
 
Bir süre bağlı kaldım ama artık hıçkırıklarımdan nefes alamayacak haldeyim :(
Hevesle ritüelin en sevdiğim parçalarından birini bekliyorum. Ve zorlanarak ayağa kalkıyorum. O baş dönmesiyle beraber..
Odadan çıkıp salona geçtik. Ben iyice sallana sallana yaralı bir köpek gibi yürüyordum.. Numaracı köpek gibi değil bu sefer :) Cidden ayaklarıma kuşkuyla bastım bir müddet :) Acımayan tek bir kısmı bile kalmamıştı çünkü..
Salona girdiğimiz de Efendim,

Çırılçıplak soyun!!

dedi..
Hevesle soyundum hemen ve Efendimin altında ölümüne kıvranarak uzun dakikalar boyunca sikildim…
Kendime inanamıyordum bir yandan da. Tüm o acı gitmişti bedenimden. Bu anı yaşamak için sonsuza kadar falakaya bile razı olurum diye düşündüm.
 
Defalarca boşalarak Efendime karışıyordum bir yandan.
 
 
 
Dipnot
Falakamı Efendimin ‘Keyifli Falaka Görüntüleri‘ yazının içinde izleyebilirsiniz.

Falaka Keyfi için 4 cevap

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir