köle Nar Ezgim
Ne olabilirdi ki diye düşündüm..Sakince dolabı açıp ağzı sıkıca bağlanmış torbayı adice delerek avucumun alabildiğince kabuklu fındığı cebime koyup odama gittim.Dişlerime kıyamadığım için bir terliği çekiç gibi kullanıp deforme olmadan ayıklanmayı başarmış 10 adet fındığı bir kenera koyup aceleyle giyindim..Siyah bir tayt geçirdim altıma ve üzerime tek omuzumu açıkta bırakan kırmızı bir tunik giydim.Orospu kırmızısı..Tam da bu renk bir ojem vardı.önce ayak tırnaklarımı boyadım..onlar kururken de makyajımı ve saçlarımı yaptım..bulabildiğim en kalın çorabımı giydim ve 5 er 5 er ayaklarımın altına yerleştirdim fındıkları.el tırnaklarıma oje sürüp kuruyana kadar bir sigara yaktım…
Bu gün nasıl da nefesim kesildi yine..Üstelik kuku denilen saçmalığa doğru düzgün am bile diyememiştim.bu kadar küstah koca burunlu bir fahişeydim işte.EfendiMe layık olmam lazım.daha çok layık olmam.sigaramı söndürdüm ve parmak uçlarımda kapıya yürüdüm.hemen kırılmalarını önlemek için yaptığım bu saçma yöntem bana feci patladı.iyice ayaklarımın tabanlarına kayan fındıklar güçlü bir ekip kurdular..Hedef tabanlardı.ayakkabıyı giydikten sonra farkettiğim bu durumu değiştirmeyi efendime ihanet olarak gördüğüm için düzeltmedim..şimdi bacak aralarıma kadar uzanan sinirler her adımla uyarılıyordu merdivenlerden indiğimde..telefon saatimi 1 saat sonraya ayarlayıp yürümeye başladım..İlkin hiç bir acı hissetmedim çünkü o kadar tatlı bir gıdıklanma yaşıyordum ki amım ben istemeden ıslanıyor o sırada kendime küfürler etmeme sebep veriyordu öyle bir ızdırap verdi ki bu durum efendime bunu nasıl izah edeceğimi düşünürken epey bir mesafe yol aldım.Artık canım da yanmaya da başlamıştı üstelik..kendimden ve amımın sulanmasından kaçar gibi hızlanmaya başladığımın sonradan farkına vardım..sokakta gördüğüm yüksek kenarlara kuvvetle basıp bir kaç tanesinin kırılmasını sağlayabilsem geçecekti ama öyle güzel yerleşmişlerdi ki sanki birbirlerinden güç alıyorlardı.içimi titreten bir hal almaya başlamıştı artık.Efendimin güzel ve acılı temennileri gerçek olmuştu..fındıkları nerede yiyeceğimi kestirmiş pür dikkat oraya doğru yürüyordum.arada düşen tuniğimin omzunu düzeltiyor lohusa bir kadın gibi ilerlemeye devam ediyordum.
Sanki yanıbaşımda EfendiM de bana eşlik ediyordu..İlk defa bisiklete binen çocukları aileleri nasıl kollarsa o da öyle yanımdaydı sanki..Acımıyordu..acıtamadı fındıklar.En kuytu yerde yükleniyorlardı ama sadece uyarıyorlardı beni.Bu beni acıtamazdı Efendim.telefonum şehirin merkezi bölgesinde 1 saatin dolduğunu bildirdi.Ama ben fındıkları nerede yiyeceğimi biliyordum..Babamın annemi ilk becerdiği bekar evinin olduğu sokağa saptım..tam önüne geldim.1 saat 23 dakika geçmişti.kaldırıma çöküp çorabımı araladım ve fındıkları çıkardım..ben tüm bunları yaparken karşı binadan bir adam tüm yaptıklarımı görüyordu..görsün ne var..
ayaklarım çöküntülü izleriyle merhaba dedi bana..kaldırımın soğuğu iyice ıslanmış külodumu yapıştırdı amımın arasına.ılıktım..çıkardım ve yedim fındıkları..ıslak ve güzellerdi..

Ayak Taban Fındık İşkencesi için 1 cevap

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir