köle Nar Ezgim

Eve girdik. Konuşma güdümü tamamen yitirmiş haldeydim. Efendimin sorduğu sorulara aptalca kafa sallıyor tedirgin bir halde neler olacağını düşünüyordum. Kafamda ki örümcek durmadan ağlar örüyor, beni devamlı kurgu dolu tedirginliklere itiyordu. Hayır Efendime karşı herhangi bir güvensizlik duymuyordum. Bu tedirginlik benim özümle alakalı birşeydi. Hiç gözlerimi kırpmadan onu izliyor her yerine gözlerimle dokunuyordum Efendimin.

Bu bazen tensel temaslara itiyordu beni. Elimde olmayan bir halde, kuvvetli bir enerji akımına kapılmış Efendimin sularına girmiş ve şimdi aciz bir halde onu izliyor bir yandan da ona çekiliyordum. Efendim ise gayet sakindi.
X şehirin sokaklarına çıktık tekrar. Ben ilk defa yürüyor gibiydim. Devamlı yalpalıyor bazen kaldırıma çıkıyor bazense Efendimin sol tarafına geçiyor ve onu kızdırıyordum. Üzerime bir sakarlık gelmişti ve kekeme bir kuş vardı içimde.. Can sıkacak şekilde sessizdim. Farkındaydım da lakin bir türlü kelimeler çıkmıyordu. Tüm diller yabancıydı. Efendimle denize karşı oturduk. O bira içti ben ise su. Eve dönerken artık daha sakin yürüyebiliyor ve kaldırımlara dikkat ediyordum. Hava mevsime göre ılıktı fakat epey üşümüştüm. Efendim birlikte uyuyacağımızı söylediğinde yaşadığım mutluluğu anlatamam..

Çocuk gibi aptalca gülümsüyor ve ne kadar aptalca göründüğümü bildiğim halde buna aldırmıyordum. Efendim den saklayacak değildim bu hallerimi. Efendimin her köle aptaldır sözü aklıma geldi. Ve ne demek istediğini o an anladım. Bir şekilde her birimiz birer akıl oyunu içindeyiz. Gerek sosyal gerek, iş hayatımız kendimizi kalın çizgilerle ayırmak zorunda olduğumuz alanlardı. Her davranışımız minimum kusurlu olmak zorundaymış gibi davranıyorduk. Efendim aslında köle aptaldır dediğinde üzerimde ki yükü bana farkettirmeden almış ve bana geniş bir alan sunmuştu. Efendim benden aşırı şeyler beklemiyordu. Ki zaten bizim ilk buluşmamızdı bu.

Efendime masaj yapmaya başladım. Bir yandan da kör bir köstebek gibi koklayarak sırtını keşfediyordum Efendimin.
Yorulmaksızın masaj yaptım.. Ve Efendimin çoraplarını çıkartıp ayak tabanlarını yalayarak temizlememi buyurdu. Bunu yapabileceğimi hiç zannetmezdim. Ama Efendime ait olan o tabanlar, Efendime has o güzel koku ve güzel çoraplarının pamukçukları... Herşeyde olduğu gibi bu da ilk deneyimimdi.
Nasıl bunu yapabildim bilmiyorum fakat gayet keyif alarak yaptığımı söyleyebilirim. Tamam pamukçukları yutmak zorlayabiliyor fakat kesinlikle pis yada hastalıklı bir durum yok ortada. Üstelik Efendimin tabanları o kadar güzel ki iştahla yalayıp temizledim..
Aferin almıştım.. Üstelik Efendim bana bir ödül uygun görmüş ve kendisine oral seks yapmama müsade etmişti. Bunu hayatım boyunca yapmadım desem yalan olur fakat hiç iştahla yapmamıştım. Ayrıca sperm yutmak bana çok korkunç gelen bir durumdur..

O sik ağızdan çıkmayacak!!

Yanaklarım acıyordu. Çene kaslarım kitlenecek kadar ileriye giderse diye ödüm kopuyor ve yavaşlıyordum. Efendim devamlı orospu olduğumu ve devam etmemi söylüyordu.. Bir yandan da feci ıslanmış haldeydim. Buruk bir tat damağımdan boğazıma akıyordu. Ve... Evet lezzetli diyebilirim Efendime ait olduğu için. Tat bile zihin de yaratılan bir değer olabilir diye düşündüm dişlerimi fırçalarken.
Yatma hazırlığına geçmiştik. Kenara kıvrılmış Efendime bakıyordum.

Ayır bacaklarını!

Altımda tayt vardı öylece açıverdim :/

Çıkart altındakileri!

Altımdakileri çıkartıp açtım bacaklarımı. Efendim beni sikmeye başladı. Tamamen bir amdan ibarettim. Özümü ve kalan beden parçalarımı önemsemeden sikiyordu beni. İçim buruklaşmadı desem yalan.. Çok fazla gücüme gitti bu durum. Düşünün uğruna birçok şeyi göze aldığınız biri sizi sadece bir delik olarak görüyor. Hiç bir şeyinizin değersiz olduğunu hissediyorsunuz. Sonra düşünüyorsunuz ki. Bu aslın da sizin için çok çok lüks bir durum. Ne olursa olsun bu durumdan keyif almaya çalıştım. Efendim sol bacağımı eliyle kaldırdı ve kafamı sabitleyerek abandı üzerime. Ayak tabanlarıma tırnaklarıyla çizikler attı. Canım yanıyordu ama çok ufak bir ayrıntıydı bu. İlk gerçek spank yiyişimdi. Bacağımı sabitledi ve kıçıma kuvvetle vurmaya başladı.. Sıcak bir kırmızı olana kadar. Boşalınca üzerimden çekildi. Az önce beni sikmemiş bana işlememiş kadar sakindi. Uyuduk. Ben sinsice uyanıyor ona sokuluyor ellerine korkarak dokunuyor ve devamlı onu kokluyordum. Hastalıklı bir durumdu bu yaptığım. Ama gizli saklı o dokunuşlar çok hoşuma gitti itiraf etmek gerekirse.. Efendim de bana sarıldı uykusunun içinde.. Uyudum kalbim sımsıcaktı.

Kıçımda ki yanan avuç izlerinden daha sıcak..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir