köle Nar Ezgim

Aylık arşiv: Aralık 2012

YolAmansız bir ruh haliyle açtım gözümü. Nankör saat iyice ayrılık vaktine yaklaşmıştı. Efendimin aracı 6 da benim ki ise 9 da kalkacaktı. Otogar vakti..
Evde son kalan işleri hallettik. Sık sık aptal bakışlarla Efendime kitliyordum gözlerimi. Efendim çok sakindi.
Ben ise ayrılacağız diye üzgün ve bitmiş bir halde. İyice ağırdan alıyordum kendimi. Bitsin istemiyordum. Kapıya düşman kesildim.. Ama çıktık.
Plakaları inceleye inceleye yürüdüm sokaklarda.
Efendim en yakın zaman da tekrar beraber olacağımızı söylüyordu. O konuştukça kaygılarım yok oluyordu ama insan ayrılmak istemiyor.
Düşünün yıllar sonra delicesine farkındalıklar yaşıyorsunuz. Ve şimdi bir müddet uzaklaşmak zorunda kalıyorsunuz. İnsan lanet edecek oluyor ama…
Devamını Oku

4üncü GünEfendimi uyandığımda balkonda oturur halde buldum.
Enfes.. Mevsim normallerinin dışında ılık ve güzel kokan bir bahar vardı sanki balkonda. Karşısına oturdum. Artık daha saydam düşünüyordum. İçimde ki kaos bir yanda uyukluyordu. Ait olduğum adam.. Efendim..

Bunun verdiği zafer yada gurur bilemiyorum ama çok farklı bir güçtü katılan ruhuma. O ana kadar olan hayatım gözümün önünden piksel piksel geçiyordu çok seri bir şekilde. Ama hiç bir değer, hiç bir trajedi umrumda bile değildi. Karşı balkonda ki kadın hala ısrarla temizlik yapıyordu. Sanki yıllar önceden kalma bir dejavu ateşleniyordu zihnim de. Bir gün öncesinin aynısı değildi bu gün. Ama herşey değişmişti o…
Devamını Oku

Saçlarım karışmış ve geceki ağlamamdan dolayı gözlerim top top şişmiş şekilde uyandım. Sabahları aksi ve çirkin biri olurum genelde kaçar gibi doğruldum yerimden ve tuvalete gidip kendime çeki düzen verdim. Efendim bol güneş alan balkonda oturmuş kahve içiyordu. Kendime bir kahve hazırlayıp bende karşısına oturdum. Güneşin sevimli ısısıyla mest olmuştum. Efendim de methiyeler düzüyordu mevsimin güzelliğine. Hayata bağlanır insan o hayatı betimlerken.. Çok sevindim yaşadığıma her cümle kuruşunda Efendimin. Karşı apartmanın balkonunda bir kadına ilişiyordu devamlı gözüm. Kadın durmadan temizlik yapıyordu sinir bozacak kadar fazla ovalıyordu balkon demirlerini. Öte yandan Efendim falakayla tanışma zamanımın geldiğini söyledi. Uzun uzun anlattı. Açıkçası…
Devamını Oku

Ohooo Efendinden sonra mı uyanacaksın?

Gülümsüyordu. Derhal toparlandım hemen ama. Gayet yayılmış uyuyordum. Bu gün bazı başlangıçlar olacaktı. Falakaya yaklaşıyordum. Adı bile beni ürkütüyordu. Kendi kendime denediğim falakalar canımı çok yakmıştı. Ama ne olursa olsun Efendimle yaşayacağım daha farklı olacaktı. Bilmiyordum falakayı yaşayanlar anlatıyordu ama bir türlü inanamıyordum onlara.. Efendim alışverişe çıktı ben ise temizlik (gerçekçi bir titizce temizlik sanmayın ben pis bir köleyim) süpürme silme gibi işler için evde kaldım. Efendim geldiğinde kahvaltı yaptık. Biraz konuşur gibi olduk..
Ben beceremiyordum hiç konuşmayı. İçimde kekeme bir iç ses vardı. Yazmak kadar kolay değil konuşmak. Efendim çok konuşmaktan onu yorduğumu söyleyip…
Devamını Oku

Eve girdik. Konuşma güdümü tamamen yitirmiş haldeydim. Efendimin sorduğu sorulara aptalca kafa sallıyor tedirgin bir halde neler olacağını düşünüyordum. Kafamda ki örümcek durmadan ağlar örüyor, beni devamlı kurgu dolu tedirginliklere itiyordu. Hayır Efendime karşı herhangi bir güvensizlik duymuyordum. Bu tedirginlik benim özümle alakalı birşeydi. Hiç gözlerimi kırpmadan onu izliyor her yerine gözlerimle dokunuyordum Efendimin.

Bu bazen tensel temaslara itiyordu beni. Elimde olmayan bir halde, kuvvetli bir enerji akımına kapılmış Efendimin sularına girmiş ve şimdi aciz bir halde onu izliyor bir yandan da ona çekiliyordum. Efendim ise gayet sakindi.
X şehirin sokaklarına çıktık tekrar. Ben ilk defa yürüyor gibiydim. Devamlı yalpalıyor…
Devamını Oku